ayasofya ne zaman cami old

Ayasofya Ne Zaman Cami Oldu? – Tarihî Dönüşüm ve Manevi Önemi

İstanbul’un siluetine damgasını vuran Ayasofya, yaklaşık 1500 yıllık tarihiyle dünya mimarlık tarihinin en önemli yapılarından biri. Bizans döneminde kilise, Osmanlı döneminde cami, Cumhuriyet döneminde müze olarak hizmet veren bu eşsiz yapı, 2020 yılında yeniden cami statüsüne kavuştu.

Farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan Ayasofya, hem mimari dehası hem de manevi atmosferiyle her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlıyor.

Ayasofya Cami Tarihi

Ayasofya’nın tarihi, M.S. 537 yılına kadar uzanıyor. Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından dönemin en büyük katedrali olarak inşa ettirilen yapı, yaklaşık 1000 yıl boyunca Ortodoks Hristiyanlığın en önemli mabedi olarak hizmet verdi.

Yapının ilk hali aslında daha eskiye dayanıyor. İlk Ayasofya, İmparator II. Konstantius döneminde 360 yılında açıldı. Ancak bu yapı 404 yılındaki bir isyanda yandı. Yerine yapılan ikinci kilise de 532 yılındaki Nika Ayaklanması sırasında tahrip edildi. Bugün gördüğümüz Ayasofya, işte bu olayların ardından inşa edilen üçüncü yapıdır.

ayasofya-ne-zaman-cami-oldu

 

  1. Justinianus, dönemin en ünlü mimarları Miletli İsidoros ve Trallesli Anthemios’u görevlendirdi. Yaklaşık 10.000 işçinin çalıştığı inşaat, sadece 5 yıl gibi kısa bir sürede tamamlandı. Rivayete göre Justinianus, yapının açılışında “Süleyman, seni geçtim!” diyerek Kudüs’teki Süleyman Mabedi’ne gönderme yapmış.

Ayasofya, 1453 yılına kadar Konstantinopolis’in en önemli dini merkezi olarak kaldı. Bizans imparatorları burada taç giyiyor, en önemli dini törenler bu mekanda gerçekleştiriliyordu.

Ayasofya Nasıl Camiye Dönüştürüldü?

29 Mayıs 1453’te İstanbul’un fethi, Ayasofya için yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Fatih Sultan Mehmed, şehre girdiğinde doğruca Ayasofya’ya yöneldi. Rivayetlere göre yapının ihtişamı karşısında büyük bir hayranlık duydu.

Fatih Sultan Mehmed, Ayasofya’yı satın alarak vakfına bağladı ve camiye dönüştürülmesini emretti. Bu dönüşüm, yapının özgün mimarisine zarar vermeden gerçekleştirildi. Fethin hemen ardından yapıya bir mihrap ve minber eklendi. İlk Cuma namazı bizzat Fatih Sultan Mehmed’in katılımıyla kılındı.

Osmanlı döneminde yapıya kademeli olarak eklemeler yapıldı. II. Bayezid döneminde ilk minare inşa edildi. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Macaristan seferinden getirilen iki büyük şamdan mihrabın yanına yerleştirildi. II. Selim, III. Murad ve III. Mehmed dönemlerinde diğer minareler eklendi. Böylece Ayasofya, dört minareli klasik Osmanlı cami silüetine kavuştu.

ayasofya ne zaman cami oldu 4

Mimar Sinan, II. Selim döneminde yapının statiğini güçlendirmek için dış destek duvarları (payandalar) inşa etti. Bu müdahale, Ayasofya’nın günümüze kadar ayakta kalmasında önemli rol oynadı.

Osmanlı döneminde yapıya ayrıca hünkar mahfili, müezzin mahfili, vaaz kürsüsü ve şadırvan eklendi. Bizans dönemine ait mozaikler ise sıva veya ahşap panellerle kapatıldı.

Ayasofya Ne Zaman Cami Oldu?

Ayasofya, tarihinde iki kez camiye dönüştürüldü. İlk dönüşüm 1453 yılında Fatih Sultan Mehmed tarafından gerçekleştirildi. Yapı, bu tarihten itibaren 481 yıl boyunca cami olarak hizmet verdi.

1934 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla Ayasofya müzeye dönüştürüldü. 1 Şubat 1935’te müze olarak ziyarete açılan yapı, 85 yıl bu statüde kaldı.

ayasofya-ne-zaman-cami-oldu-2

 

İkinci ve son dönüşüm ise 10 Temmuz 2020 tarihinde gerçekleşti. Danıştay’ın 1934 tarihli kararnameyiiptal etmesinin ardından, Cumhurbaşkanlığı kararıyla Ayasofya yeniden cami statüsüne kavuştu. 24 Temmuz 2020’de 86 yıl aradan sonra ilk Cuma namazı kılındı. Bu tarihi namaza Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve binlerce vatandaş katıldı.

Bugün Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi adıyla anılan yapı, Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı olarak hizmet veriyor. Namaz vakitleri dışında ziyarete açık olan cami, hem ibadet hem de turistik amaçlı ziyaretçileri ağırlamaya devam ediyor.

Ayasofya’nın Manevi Önemi

Ayasofya, İslam dünyası için çok özel bir anlam taşıyor. Fethin sembolü olarak kabul edilen bu yapı, Hz. Peygamber’in İstanbul’un fethi hakkındaki hadisiyle de ilişkilendiriliyor. “İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur” hadisi, Müslümanlar için Ayasofya’nın manevi değerini daha da artırıyor.

Fatih Sultan Mehmed’in fetihten sonra ilk iş olarak Ayasofya’ya yönelmesi ve burada şükür namazı kılması, yapının Osmanlı ve İslam tarihi açısından sembolik önemini ortaya koyuyor. Ayasofya, fethin ve İslam medeniyetinin İstanbul’daki en güçlü simgesi haline geldi.

Yapının manevi atmosferi, mimari ihtişamıyla birleşince ziyaretçiler üzerinde derin bir etki bırakıyor. 31 metre çapındaki ana kubbe, sanki gökyüzüne açılan bir pencere gibi yükseliyor. İçeri süzülen ışık, mekanı adeta mistik bir havaya büründürüyor.

ayasofya-ne-zaman-cami-oldu-3

 

Ayasofya’nın yeniden cami olarak ibadete açılması, Türkiye’de ve dünyada geniş yankı uyandırdı. Milyonlarca Müslüman için bu gelişme, tarihî bir adaletin tesisi olarak değerlendirildi. Bugün Ayasofya, günde beş vakit ezanın okunduğu, Cuma namazlarında binlerce cemaatin buluştuğu canlı bir ibadet mekanı olarak varlığını sürdürüyor.

Ayasofya aynı zamanda farklı medeniyetlerin bir arada yaşayabildiğinin de simgesi. Bizans mozaikleri, Osmanlı hat sanatı örnekleri ve İslami mimari unsurlar aynı çatı altında buluşuyor. Bu özellik, yapıyı dünya kültür mirası açısından da benzersiz kılıyor.

Ayasofya gibi tarihî ve manevi değeri yüksek ibadethaneler, aydınlatmasından halısına kadar her detayda özenli bir yaklaşım gerektiriyor. Aksoylu Grup olarak 2008 yılından bu yana camilerimizin ihtiyaçlarına kaliteli çözümler sunuyoruz.

El yapımı cami avizeleri, şamdanlar ve apliklerimizle ibadethanelerinizin manevi atmosferini güçlendiriyoruz. Cami halıları, temizlik ekipmanları ve tüm cami malzemelerinde geniş ürün yelpazemizle hizmetinizdeyiz. Özel tasarım talepleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir